SES Türkiye’de - Norbert Willems ve Ahmet Eren’le özel röportaj


SES Türkiye Ofisi adresi: Maya Akar Center Buyukdere Cad. 100-102 C Blok No: 4 34394 Esentepe-Şişli İSTANBUL

SES Türkiye’de yeni ofis açıyor

SES’in başlıca stratejilerinden biri, daha fazla bölgeye yayılmak, müşterileri ve ortaklarıyla yakın temas halinde çalışarak birlikte büyüme ve başarı sağlamak ve pazarlara ve nihai kullanıcılara sunduğu ürün ve hizmetleri geliştirmek. SES Türkiye’de yeni bir yolculuğa başlarken, gelişen bir DTH pazarı olarak Türkiye hakkında ve şirketin global kapsamı konusunda özel bir röportaj yapmak üzere SES’in Orta ve Batı Avrupa Satış Başkan Yardımcısı Norbert Willems ve Türkiye Satış Müdürü Ahmet Eren’le bir araya geldik.

S: Lider bir uydu operatörünün bakış açısıyla Türkiye uydu pazarındaki gelişimi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ahmet Eren: Türkiye pazarı, gelecek için büyük bir potansiyel barındıran, güçlü bir şifresiz yayın pazarı. Özellikle şu anda yayın yapan kanalların sayısına baktığımızda, bölgesel kanallar dahil Türkiye’den yayın yapan toplam 250 kanal olduğunu görüyoruz. Televizyon reklam gelirleri ciddi oranda büyüyor ve gelecek yıllarda da büyümeye devam edecek. Şu anda 1.5 milyar dolar düzeyinde ve 2020’lerde yaklaşık 20 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.

Kabaca 18 milyon hanenin bulunduğu Türkiye’de nüfusun % 50’si 30 yaşın altında. Hanelerin % 60’ından fazlasında, yani 10 milyondan fazla hanede uydu yayını izleniyor. Hatta bunların pek çoğunda hane başına 2 veya 3 uydu anteni bulunuyor ki bu da Türkiye televizyon pazarının uydu dostu olduğunu ve çok gelişmiş bir uydu endüstrisi ekosistemi bulunduğunu gösteriyor.

Türkiye'de yayınlanan uluslararası içerik de önemli oranda artıyor. Ülke genelinde HD özellikli televizyon satışlarının artmasıyla birlikte HD TV'nin popülaritesi yükseliyor. Şu anda Türkiye’de 5 milyon hanede HD TV bulunuyor.

Global bir uydu operatörü olarak Türkiye televizyon pazarında büyük potansiyel görüyoruz. Bahsettiğim tüm bu veriler ve rakamlar, çok zengin bir televizyon içeriğine sahip olan ve daha da büyüme potansiyeli barındıran bu ülkeye uzmanlığımızı, büyüme kapasitemizi, kalite ve inovasyonlarımızı getirme fırsatı veriyor. Bunu söylerken, Türkiye’de halihazırda çok güçlü aktörler olduğunun farkındayız ve lider bir uydu operatörü olarak bu alanda tüm zorlukları aşmaya hazırız. Kurum olarak sabırlı olmamız ve pazara girmek için doğru ortakları bulmamız gerekiyor ki biz de şu anda bunun için çalışıyoruz.

S: Türkiye’deki güçlü ekonomik gelişim televizyon sektörüne fayda sağlayacak ve FTA (ücretsiz yayın) pazarı DTH ödemeli TV pazarını aşacak. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Norbert Willems: Türkiye çok güçlü bir FTA (ücretsiz yayın) pazarı ve bu anlamda Almanya’ya benziyor. Ödemeli TV abonelerinin sayısı kabaca 5 milyon civarında ki bu da toplam hanelerin % 28'ine denk geliyor. FTA pazarı zaten ödemeli TV pazarından üstün durumda ve bu şekilde devam edecek. Ancak, yenilikçi iş modelleri ile pazarda, özellikle de HD yayınlar alanında, ödemeli TV abonelerinin sayısı artabilir. Almanya’daki HD+ gibi yenilikçi iş modellerinin Türkiye’de de başarılı olma potansiyeli var.

S: Türkiye’deki televizyon içeriğinin yurt dışındaki programcıların da ilgisini çekeceğini düşünüyor musunuz? Küresel ölçekte Türk televizyonunun yerini nasıl tanımlarsınız?

Norbert Willems: Bugün Türk içeriği bölgenin en popüler içeriği durumunda ve Balkanlar ve Orta Doğu’da pek çok ülkenin yanı sıra Güneydoğu Asya’nın bazı ülkelerinde yayınlanıyor. Türkiye’de çekilen televizyon dizileri 2011’de yurt dışı satışlarından yaklaşık 80 milyon Euro gelir elde etti ve bu rakamın 2013’te 100 milyon Euro’ya ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu durum gelecekte yeni bir iş fırsatına dönüşebilir ve bu kanallar sadece dizileri satmak yerine kanallarını başka pazarlarda farklı dillerde yayınlamayı düşünebilir. Bu da global bir operatör olarak uydularımız aracılığıyla bu kanalları bölgeye ve dünyanın diğer yerlerine taşıma konusunda bizim için çok önemli bir fırsat yaratabilir.

S: Şu anda SES uyduları Türkiye’de kaç kanal taşıyor?

Ahmet Eren: 2011’in üçüncü çeyreğinden itibaren Türkiye’de daha proaktif şekilde çalışmaya başladık. Türkiye’deki ilk müşterimiz, Eylül 2011’den bu yana 31.5 Doğu Astra 1G uydusu üzerinden hizmet verdiğimiz İstanbul FM TV, Türkiye’de iki televizyon kanalı ve birkaç radyo kanalıyla yayın yapıyor. Daha sonra Samanyolu Medya Grubu ve devlet televizyonu TRT ile sözleşme imzaladık. 31.5 Doğu konumunu, Türkiye’deki yayıncılara ve dijital platformlara yönelik ikincil konum olarak tanıtıyoruz.

S: Yeni Astra 5B uydusunun fırlatılmasıyla birlikte bölgede DTH pazarının büyümesini nasıl görüyorsunuz?

Norbert Willems: 2013’ün üçüncü çeyreğinde fırlatılacak ASTRA 5B, 31.5 derece Doğu konumunda Türkiye’ye ve bölgeye DTH alanında daha fazla kapasite sağlayacak. Böylece tüm bölgeyi tek bir ışın demetiyle kapsayarak büyüme sağlayacağız.
Ayrıca ASTRA 5B, 2015’e kadar tamamlanması gereken analog yayından dijital yayına geçiş sürecinde DTT (dijital karasal yayın) kulelerini besleme konusunda çok iyi kapasite getirecek. Bu da bize Türkiye’deki işimizi büyütme fırsatı verecek.

S: SES’in Avrupa’nın en büyük yayın platformu TRT Turk ile işbirliği konusunda heyecanlı olmalısınız. Bu konuda neler söyleyebilirsiniz?

Ahmet Eren: Global bir operatör olarak filomuzla dünya nüfusunun % 99’una ulaşma avantajına sahibiz. Türk kanallarını Türkiye dışına taşımaya bir kanalla başladık. Türkiye’de çok büyük bir medya grubu bünyesinde yer alan Samanyolu TV, 2011 yılının sonunda 5 E üzerinden Afrika’ya yayın yapmaya başladı. Aynı şeyi TRT Türk ile 19.2 E üzerinden yapıyoruz. Yakın gelecekte Türk kanallarını Avrupa’nın yanı sıra Afrika, Orta Doğu, Latin Amerika ve Güneydoğu Asya’ya taşımak için yeni anlaşmalar yapmayı umuyoruz.